ÖNDER APO
Kadınlar önce tarihi bilsinler, kendi tarihlerini öğrensinler, Neolitik tarihi bilsinler, sosyolojiyi, ekonomiyi, felsefeyi bilsinler, böylece kendilerini tanırlar. Kendinizi tanıdığınız oranda tanrıçalaşırsınız. İnannalaşmak, İştarlaşmak anlamaktan, kavramaktan geçer. Böylece toplumsal baskıyı, baskıcı sistemi aşabilirler. Her gün tecavüz kültürüne maruz kalıyorsunuz. Önce günlük tecavüz kültürünü aşmalısınız. Bu günlük tecavüz kültürünü bile aşarsanız bravo derim. Bu sorunlar akademik çalışmalarla daha da derinlemesine araştırılır ve kavranır. Her şeyden önce Kadın ideolojik olarak ne zaman tutsak alındı bunu bilmeniz lazım.
İmkanlarım sınırlı. Cins sorunlarının çözülmesi için ciddi bir felsefi ve teorik yaklaşım gerekli. Çözümün hangi yaklaşım tarzıyla olacağını düşünmek gerekir. Kendileri de yoğunlaşabilirler. Neolitik devrimden bu yana bir yoğunlaşma sonucu değerlendirme yapılmalı. Büyük bir çabayı göze almalılar. Emek ve çaba sahibi olarak çok acele etmeden, sabır ve inatla biraz sonuç alınabilir. Onlara sunduğum eğitim düzeyini takip ederlerse onlar da aynı sonuçlara ulaşırlar. Kadın çözümlendi mi dünya bambaşka güzelleşir. Şimdi kadın için yaşam kapkaradır. Kadına dayalı aydınlık bütün aydınlıklardan daha değerlidir. Kadın ve kadın aydınlığı konusunda buluşmak, bir olmayı isterim. Aydınlanmış kadın, düşüncesi gelişmiş, iradesi pekişmiş kişilik her zaman yaşamın geliştirici ve savaştırıcı gücüdür.
Kızlar değişime daha müsait. Kadın bastırılmış̧ yaşamamıştır. Ben ise örtüyü kaldırıp kendi doğallığında eğitiyorum. Daha önce kadın için adaletin, sevginin ve gerçeğin arayıcıları demiştim. Sizin özlemlerinize göre yaşamaya çalışıyorum. İradenizin felsefi ve edebi olarak gelişmiş olması beni mutlu kılıyor. Benimle yirmi dört saat yaşamak demiştim. Üç yüz, dört yüz sayfalık felsefi edebi romana dönüştürülebilir. Kadın özgürlüğü sağlayacak, demokrasi kadının zaferi olacaktır. Neolitiğin anaları olarak, günümüz demokratik değerlerinin en temel yaratıcıları olacaklar. Kadın insan haklarının ve demokratikleşmenin teminatıdır. Kadın eksenli olmayan gelişmeler başaramaz. Kürt kadınında değil, Ortadoğu’da da Kadın Rönesans’ı diyorum. Büyük dogmalara, gericiliğe ve erkek egemenliğine dayalı kirlenmeye karşı yoğunlaşıyorum. Kadın Rönesans’ı ile ancak bunlar aşılabilir.
Ben kadın konusunda uygarlığın dayattığı ihanete ve inkara dayalı kültürü yıktığıma inanıyorum. Size saygımın ifadesi budur. Bunu ne şairane duygularla ne de felsefi metinlerle ifade edemem. Ama erkek egemenliğine, zora ve baskıya karşı olan yanım görkemlidir. Tarih bilinci yüksek bir çözümleme ortaya koydum. Lanetliğe ve çirkinliğe alet olmadan, saygı ile yaşamalarını ve kendilerini bu temelde güçlendirmelerini diliyorum. Ortadoğu’da Rönesans, kadının çıkışı temelinde olabilir. Kendinize inanın, kimliğinize sahip çıkın. Özgürlük olayında kendinizi koruyun.
Beş bin yıllık kadının kölelik tarihini açtım, bizimkilerin kendilerini muazzam eğitmesi gerekiyor, tepeden tırnağa yeniden eğitim diyorum. Enerjilerinizi doğru çalışmaya verirseniz, derinliğine bir eğitim derinliğine bir örgütlenme yaratırsanız, bu her tarafı geliştirecektir. Eğitimlerinizi, yaşam tarzlarınızı yeniden değerlendirmelisiniz, yoksa başaramazsınız. Eğitimlerinizi mitoloji, felsefe, bilim ve sanat tarihi alanında yapmalısınız. Kimliğinizi buldukça, özgürleştikçe şaşırıyor olmalısınız, yeni bir dünya keşfediyor olmalısınız. Savunmalarımı çok iyi okuyun. İyi kavrarsanız olağanüstü bir kadın doğuşuna çağrı var.
Kürtlere şunu söylüyorum, kendi kızlarının eğitimine özel önem vermelidir, kendi kızlarını korumalıdırlar. Kendi kızlarına, çocuklarına kendi eğitimlerini vermeliler, bunlar için eğitim yerleri açmalıdırlar. Çocuklarına sahip çıkmalıdırlar. Bütün bu anlattıklarımdan şuraya gelmek istiyorum. Kürtler çok büyük bir soykırım planının kıskacındadır. Son savunmamın adını “Kürtler Kültürel Soykırımın Kıskacında” olarak verdim. Sizler Kültürel soykırımın kıskacındasınız. Kürtlerde büyük bir eğitimsizlik var. Mücadele etmek istiyorlarsa yüreklerini ve beyinlerini geliştirsinler. Boş yürek ve beyinlerini doldursunlar. Bu kadar olan bitenden sonra yüreğin, beynin boş olmasını hiç kabul etmiyorum. Bunu samimiyetsizliğe bir örnek olarak kabul edebilirim. Böyle insanların kazanamayacağını söylemek istiyorum. Verimsizlik, samimiyetsizliktir. Eskisi gibi ne ağlanabilir, ne gülünebilir, ne acı duyulabilir, ne de zevk alınabilir. Eskiden de uyardım, anlaşılamadı. Bu konuda büyük çaba harcamanız gerekir. Eğitim yapmalısınız. Eğitim hem resmi, hem anadilde özgür kılınmalıdır. Devlet yardım etmese de, halkın öz imkânlarıyla dil ve kültürüne ilişkin eğitim kurumlarını oluşturmayı engellememelidir. Halkın öz eğitimi elden geldiğince yürütülecektir. Devlet dilenciliğine terk edilmeyecektir. Açlık sınırında halkı avlama oyunlarına şans verilmeyecektir. Demokratik eğitim okulları her yerleşim alanında halkı kendi demokrasisi konusunda eğitecektir. Kadın demokratikleşmesi aynı zamanda partiyi demokratikleştirir. Kadının çok köklü eğitim sorunu var, şiddetli bir eğitime ihtiyaç var. Herkes kendini demokratik kriterler ekseninde dönüştürmeli. Demokratik kriterleri özümseme eğitimi yapılmalı. Norveç başbakanının bir sözü var; en iyi yatırım kadının eğitimine yapılan yatırımdır diyor. Doğrudur, kadına yapılacak yatırım önemlidir. Özgün, yaratıcı bir kadın eğitimi gereklidir. On beş yaşındaki bir kız çocuğunun müthiş ağır erkek egemenlikli toplum yapısı içine alınışı kadının, ailenin, erkeğin ve toplumun bitirilişidir. Kadınların gücü varsa yemeden, içmeden kendilerini eğitmeleri gereklidir. Yirmi beş yaşındaki bir kadının on çocuk sahibi olması korkunç bir ceza. Biraz inançlı olmalısınız. Eğitiminizi derinleştirin. Erkek zorlar, fakat sizin elinizde bir örgütlenme imkânı var. Eğitiminizi ibadet gibi yapmalısınız. Kuran gibi bir şey. Kuranın bile gereği kendini demokratik eğitme, daha doğrusu dini bile doğru algılamak için kendini demokratik eğitme şarttır. Derin bir eğitime gidiyor musunuz? Buna çok ihtiyaç var. Bilgilerinizi daha da derinleştirebilirsiniz. Yaşamınızın yarısı eğitim ile geçmeli. Eğitimle değişip, dönüşmeyen bir kişilik iflas etmeye mahkûmdur. Her alanda kültür, politika, dil, kapsamlı bir eğitime ihtiyaç var. Acıları eğitime, örgüte, faydalı çalışmalara dönüştürmek gerekiyor. Öğretmenlik sadece olumlu şeylerle olmaz, acımasız şeyler de eğitime yol açar. Bu çabalar uzun sürelidir. Sabırlı olun, anlayışlı olmak gerekiyor. Büyük eğitim gerekiyor. Keyfinize göre giderseniz ikiyüzlü olursunuz. Erkek için de öyle. Cesaret ve iradenin fethedemeyeceği bir şey yoktur. İddiası ve hırsı olanlar bunu başarır.
Kadın sorunu üzerine tezler olarak düşünüyorum. Bu çerçevede Neolitik toplumdan günümüze kapsamlı bir çalışmam var. Kürt kadınını küçük görmekten, hor görmekten ziyade, başta analar olmak üzere tüm talihsiz kadınları yüceltmeyi esas aldım. Bilimsel yaklaşmaya büyük özen gösterdim. Kadının özgürlük tezlerini toplumsal sözleşmeye vardırmaya kadar mücadele gerekiyor. Ben buna bilimsel, siyasal perspektif getirmeye çalışıyorum. Kadın tarihi dört ciltlik mitoloji kitabının içerisinde vardır. Orada incelenebilir. Kadın mitolojide gömülmüştür; daha sonrasında da zaten siyasette yeri yoktur. Neolitik tarih Zağroslarda, Kürdistan dağlarında doğdu. Neolitiğin doğduğu bu topraklar aslında tarım, köy ve kadın devrimidir. Bu topraklar halen bu devrimden besleniyor. Erkekler sağda solda isimsiz avcılar gibi tutuluyorlardı. Babil Marduk tanrısı erkek egemenliğinin ilk temsilcisidir. Babil kültürü daha sonra İbrahim yoluyla Yahudilere geçiyor. Kitabı Mukaddesi okumanızı tavsiye ediyorum. Burada kadının düşürülüşü çok ilginçtir. Babil destanındaki erkek egemenliğini de okuyabilirsiniz. Kadın 4. buzul çağının sona ermesiyle neolitik toplumun doğuşuna dayanır. Kadının kaybetmesi sosyalizmdeki toplumun, eşitliğin, özgürlüğün kaybedilmesidir. Sömürünün ve eşitsizliğin gelişmesidir.
Kadın sorununa ilişkin yaptığımız çözümlemeler, toplumsal dönüşümün temel nirengi noktasını oluşturduğunu ortaya koymaktadır. Reel sosyalizmin kaybettiği noktalardan biri iktidar ve savaş ise, ikincisi kadın sorunudur. Kadın ve iktidar birbiriyle oldukça çelişkili iki olgudur. Kadın ilk ezilen sınıf, cins ve ulustur. Özgürlüğü ve eşitliği tarihsel ve toplumsal gelişme içinde değerlendirilip teorisi kurulmadıkça, sağlam bir pratik gelişmesi de olamaz.
Özgür kadının yaratılması bir ülkeden ve bağımsızlıktan daha önemlidir
Kadının sorunu eğer eşitlik ve özgürlükse, savunmaları esas almadan çıkış bulamazlar. Biz buna çok ilkeli yaklaştık. 4000 yıldan beri düşürülen kadın olayını kaldırıyoruz. Sosyalist olmanın da ilk şartı eşitlik ve özgürlüğün ne demek olduğunu kavramaktır; sosyalist olmak anaya, kadına gösterilecek saygıyla olur. Tarihi sorumluluk ister. Aileye de büyük saygıyı böyle gösterebiliriz. Kadınların da kendilerini buna layık görmeleri gerekiyor. Aşk ve tanrıçalık olayı benim için ciddidir. Bunun dindeki biçimleri de çok sahtekarca, bunlar anlamsız. Aşkın da bunun dışında bir yolu yok. Gerçek bağlılık, gerçek emek, gerçek direniş böyle sağlanacaktır. Gerekirse yıllarca düşünsünler. Kendi sorunlarını çözmek için çalışsınlar. Saygı şart. Anlayış, eşitlik anlayışı, yaşamın bütünlüğüyle gerçekleşmeli.
Temel zihniyet gücümü kavramayan, buna saygı duymayan, mütevazice ve yüksek performansta teorik katılım gösteremeyenlerle ortak zihniyette buluşmamız zordur. Burada katılım sağlanması gereken, yüksek zihniyet sahipliğidir. Yoksa geri zihniyete prim vermek sapmaya yol açar.
Erkekler içinde şunu söylüyorum: Kadın deyip geçmesinler, yeni kadını anlasınlar. Yeni kadın, vatan ve toplum özgürlüğünden de önceliklidir. Bizim için özgür toplumu yaratmada birinci derece önemlidir. Biz neden kadını inceliyoruz? Sümerlerden beri kadın düşürülmüş, piyasalık yapmışlar. Kim yapmış? Sınıflı toplum bunu yaratmış. Biz kadını kaldırmaya ve yeniden yaratmaya çalıştık. Erkeklerin de kıskançlıktan ziyade kadını yüceltmeleri gerekir. Kadın yücelecek, yaşam da onunla güzelleşecek, erkeklerin bunu gururla taşımaları gerekir. Benim senin olduğundan ziyade, toplumun oldu demek. Bana bağlılık demek, bunları kavramak demektir. Bu konuda Önderlik kadını cins lanetinden kurtaracaktır. Bağlılığımı istismar edemem. Kadını cinselliğin bu basitliğinden arındıracak ve bu bağlığı büyük özgürlük mücadelesiyle cevaplayacağım. Bol bol tartışsınlar. Erkeklere de söylediğim budur. Beni incelemeleri gerekiyor. Bana inanan onlarca kız çıktı. Ağabey, kardeş gibi ucuzca değerlendiremem. Ağabey, kardeş, abla, kardeş gibi olsunlar demiyorum. En çok eleştirilerimi yaptığımı da aynı zamanda severim. Sabırlı olsunlar.
Kadınlar, çocukları eğitsinler. Okuma yazmayı, kendi dillerini, Kürtçeyi öğretsinler. Bu anadil meselesi, ekmek kadar su kadar önemlidir. Anadilini öğrenemezsen, eğitimini yapamazsan sağlıklı düşünemezsin, üretemezsin, adeta beyin ölümünü yaşamış olursun. Kürt aydının yaşadığı sorunların temelinde bu vardır. Bu nedenle yeterince güçlü, nitelikli Kürt aydını yetişemiyor!
Şunu da söyleyeyim, özgür kadının yaratılması bir ülkeden ve bağımsızlıktan daha önemlidir benim için. Parti ismi, birlik ismi hangisi uygun olursa olur, ona kendileri karar versinler. Önemli olan reel sosyalizmin kadın eleştirisi, liberal kapitalist sistemde kadın eleştirisi iyi konulmalıdır. Kadının kölelik tarihi, erkek egemenlikli toplumun gelişimi işlenmeli. Kısa bir tarihi ve gelişim incelenmelidir. Aynı şey kadın hareketi için de olur. Kadın hareketinin tarihi de incelenmelidir. Bunun toplumsal gerçeklerle ilişkisi incelenmelidir. Toplumsal gerçekliğimizde kadının yeri nedir, kadına yaklaşım daha derinlikli olmalı. Kadının objektif gerçekliği dile getirilmelidir. Bir kadın hareketi niye var? Bir cinsiyet hareketi değil, ancak cinse dayalı baskı, sınıflaşma, ayrımcılık nasıl ve neden gelişiyor? Bunlar objektif olarak incelenmeli. Bu sorun sadece kadın sorunu değil, erkek sorunudur da. Ardından da bir kadının özgürlüğü veya kadının kurtuluşu programı çıkarılmalı. “Kadının özgürlük problemi nasıl çözümlenebilir” denilebilir adına. Kadının özgürlüğünü çok önemsiyorum. Bu konuda eskisi gibi düşünüyorum. Bu program ve hareket tarzı önemlidir. Kadınların horlanması, sömürülmesine karşı geliştirilmesi gereken bir harekettir.
RÊBER APO


