EZGİ WELAT
Bu kutsal topraklarda öyle insanlar var ki, ruhlarını adeta yeniden inşa etmişler. Bu ruhlar asla canlılıklarını kaybetmez; aksine, varlıklarını her zaman korurlar.
Çünkü bu ruhlar maneviyatlarını binlerce yıllık tarihten alırlar. Bu, tüm insanlığın bir özelliği olsa da her bireyde aynı şekilde ortaya çıkmaz. Tarih, bu şekilde ortaya çıkan kişilikleri unutmaz; onu kabul etmek istemeyenler ise her zaman gerçekle yüzleşmek zorunda kalır. Komutan Sarya da bu kutsal topraklarda; Mezopotamya'nın fedaileri Hallac-ı Mansur ve Mani ile özgürlük mücadelesinde öncü olan Sakine Cansız, Kemal Pir, Xeyri Durmuş, Beritan ve Zilan gibi adlarını hakikate kazımış öncülerin izinden giderek eşsiz bir fedailik örneği olmuştur.
Qamışlo, Kürt halkının direnişinde tanınmış birçok simanın doğduğu bir şehirdir. Heval Sarya, çocukluğundan beri bu toprakların bir azizesi gibi büyümüştür. Önder APO'nun Rojava Kürdistanı'na ayak bastığı yıl dünyaya gözlerini açmış ve çocukluğunu bu gerçekliğin bilinciyle geçirmiştir. Heval Sarya'nın ailesi, Kürt değerlerine, topraklarına ve ülkelerine kopmaz bağlarla bağlıdır; çocuklarını da bu ilkelerle yetiştirirler. Bu nedenle Sarya, büyüdükçe ailesinden miras aldığı bu özelliklerle özgürlük idealine daha da yakınlaşır. 90'lı yıllarda özgürlük hareketini daha yakından tanımaya başlar. Özgürlük gerillalarını tanımak ve Önder APO'yu görmek, onun için en büyük mutluluk kaynağıdır. Her gün kendisinin de bir özgürlük savaşçısı olduğunu, dağlarda bir gerilla olarak halkı için savaştığını hayal eder. Çünkü o, sadece gerillaların hikayeleriyle büyümemiş; onları bizzat yaşamış, tanımış ve sevmiştir. Bu sevgi, tüm yaşamı boyunca bir gün bile azalmamış; aksine bağlılığı her geçen gün artmıştır.
Bu durum, onu devrimci çalışmalara ve faaliyetlere daha derinlemesine katılmaya iter. Genç yaşta devrimci sorumluluklar üstlenir, Apocu felsefeyle özdeşleşir ve bu felsefeye aktif bir şekilde yanıt vermek ister. Heval Sarya; Şeyh Sait ve Ağrı ayaklanmalarının öykülerinden, Kürt gerçekliğinde "kaybetmenin" kader olmadığını; ancak doğru hareket edilmediğinde ve örgütlenilmediğinde yenilginin kaçınılmaz olduğunu anlar. Bu noktada Önder APO, Kürt halkı için bir umut kaynağı olur. Yıllarca Kürt halkına karşı yürütülen propaganda; geri kalmışlık ve küçümseme üzerine kuruluyken, Önder APO'nun ortaya çıkışıyla bu önyargılar kırılmış ve halkın gerçekliği netleşmiştir. Büyük bir içsel inanç inşa ederek kimliğiyle gurur duyarak yaşama fikri ön plana çıkmıştır.
Heval Sarya'nın içsel sorgulamaları, toplumdaki kadınların durumunu gördüğünde daha da derinleşir. Kadınlara yapılan baskılar onu derinden etkiler; mevcut durumu değiştirmeyi hedefler ve toplumun geri kalmış, kalıplaşmış yargılarını asla kabul etmez. Bir kadın olarak onurunu korumak ve özgürce yaşamak için derin bir sorgulamaya girişir. Bu süreçte kadın gerçekliğini öğrenir ve özgürlük hareketinde kadınlar için açılan yeri keşfeder. Önder APO'nun kadınlara yaklaşımının mevcut toplumdan çok daha farklı ve değerli olduğunu gördüğünde, özgürlüğe bir adım daha yaklaşır. Kararını verir ve güçlü bir kadın kimliği inşa etmek için hareketin çalışmalarına katılır.
Toplum içerisinde bir kadın olarak emek verirken, gücünün ve iradesinin arttığını fark eder. Kendine olan güveni pekiştikçe yürüyüşü de güçlenir. Heval Sarya, aldığı her nefesin tarih boyunca özgürlük için ağır bedeller ödemiş kadınlara ait olduğunu hisseder. Tarih, Heval Sarya'nın yürüyüşünde yeniden canlanır ve yapılan fedakarlıklar hayatın temel ölçüsü haline gelir. İçindeki gizli gücü ve kendi özgünlüğünü keşfeder. Farkına varmanın, anlamanın ilk adımı olduğunu bilir. Hayat veren bu yeni düşünce biçimi, onun özgürlük yürüyüşünün yolunu açar.
Heval Zilan (Zeynep Kınacı) ve Sema Yüce'nin eylemleri, Sarya'nın zihninde derin izler bırakmıştır. Kürdistan'da ancak köklerine bu denli bağlı kadınların böylesine büyük ve etkili eylemler gerçekleştirebileceğini görür. Bu kahraman kadınlar, eylemleriyle işgal gölgesinin ülkenin üzerine düşmesine izin vermemiş, Önder APO'nun etrafında bir fedailik çemberi oluşturmuşlardır. Bu sayede, Önder APO şahsında Kürt halkını yok etmek isteyenler, karşılarında aşılması imkansız bir fedailik duvarı bulmuşlardır. Tüm Kürt kadınları için hayatın anlamı artık Önder APO'nun statüsüne bağlanmıştır; çünkü o, ruhun derinliklerinde saklı, canlı ve kalıcıdır. Görmeyen gözler bile bu manevi derinliğin kalpten hissedildiğini bilir. Heval Sarya da Önder APO'yu ruhunda hissetmekte ve bu doğrultuda kendini geliştirmek için önemli adımlar atmaktadır.
Heval Sarya için büyüme ve gelişim, ancak büyük sorumluluklar üstlenerek mümkündür. İlk hedefi, savaşın ortasında her zaman Apocu ideolojiyle aynı çizgide olmaktır. Ancak toplumu örgütleme çalışmalarını büyük bir sorumlulukla ve başarıyla yürüttüğü için bu isteği bir süre ertelenir. Önder APO'ya yönelik 1999 yılındaki uluslararası komplo gerçekleştiğinde, Heval Sarya artık yerinde duramaz hale gelir. Egemen güçler, Kürtleri tasfiye etmek için haince bir planla Önder APO'yu esir almıştı. Kürt tarihinde Şeyh Sait ve Seyit Rıza örneklerinde olduğu gibi, komplolar her zaman var olmuştur. Ancak bu kez halk arasında büyük bir kahramanlık ruhu uyandı; çocuklardan yaşlılara kadar tüm Kürt halkı, "Güneşimizi Karartamazsınız" sloganıyla komplonun amacına ulaşamayacağını gösterdi.
Bu komploya en güçlü yanıtı vermek isteyen birçok insan gibi, Heval Sarya da kendini halkı için bir kalkan olarak görmüş ve net bir karar alarak 1999 yılında özgürlük hareketine resmen katılmıştır. Katılımının ardından Rojava halkını örgütlemek için aktif bir çalışma yürütmüştür.
Heval Sarya, 2002 yılında kendi ısrarıyla özgür dağlara ulaşır. Hedefi nettir: Komploya karşı büyük bir eylemle yanıt vermek. O zamana kadar yaptığı çalışmaları değerli bulsa da yeterli görmemektedir. İlk eğitimini Kandil’de alır. Güçlü ideolojik temeli sayesinde dağ ve gerilla yaşamına kısa sürede uyum sağlar. Komplonun ciddiyeti arttıkça askeri alanda da yetkinleşmesi gerektiğini düşünür ve profesyonel bir gerilla olma yolunda ilerler. Üç yıl boyunca Güney Kürdistan'da devrimci faaliyetler yürütür; ancak kalbi her zaman Kuzey Kürdistan'a gitme isteğiyle çarpar. Bir kadın militan olarak, Önder APO'nun fiziksel özgürlüğünü sağlamak için elinden gelenin fazlasını yapmayı amaçlar. Örgüt, Sarya'nın potansiyelini görerek kapsamlı bir askeri-ideolojik eğitim alması için onu kadro okuluna gönderir. Sarya için bu eğitim, özgür kadın tarihine bir giriş niteliğindedir. Kişiliğindeki sadelik, doğallık ve mükemmellik arayışı, çevresindeki tüm yoldaşları tarafından sevilmesini sağlar. Bu azimle Özel Kuvvetler bünyesine katılır.
Özel Kuvvetler’de fedailiği bir yaşam biçimi olarak benimser ve Şehit Zilan’ın yolunu takip eder. Önder APO'nun savunmalarını okudukça değişimini derinleştirir. 1 Haziran 2004 hamlesi başladığında, bu sürece öncülük düzeyinde katılır. 2006 yılında ise hayali olan Dersim yolculuğuna başlar. Seyit Rıza'ların diyarı olan Dersim, her gerilla için bir rüyadır ve Sarya bu rüyayı gerçeğe dönüştürür. Savaşın kalbinde olmak, ona ruhsal bir arınma sağlar. Dersim’de 8 yıl boyunca kalmak, özellikle bir kadın gerilla için büyük bir irade sınavıdır. YJA-Star komutanı olarak öncülük görevini en üst düzeyde icra eder; askeri ve ideolojik olarak kendini sürekli yeniler.
Dersim'deki başarılı pratiğinin ardından Medya Savunma Alanlarına döner. Burada kazandığı deneyimleri yoldaşlarına aktarır, kadın kurtuluş ideolojisi üzerine yoğunlaşır. Kadın yoldaşlarının irade sahibi olmaları ve öncülük misyonunu üstlenmeleri için büyük çaba sarf eder. DAİŞ çeteleri Rojava ve Güney Kürdistan’a saldırdığında, fedai duruşuyla cepheye koşar. Şengal ve Kerkük alanlarında devrimci rolünü oynar; Şengal'in özgürleştirilmesini halkının zaferi olarak görür. Kerkük'te çalıştığı dönemde sergilediği duruş, birçok genç kadının mücadeleye katılmasına vesile olur. Sadece askeri değil, sosyal alanda da halk üzerinde derin bir etki bırakır.
Güney'deki görevini tamamladıktan sonra tekrar Medya Savunma Alanlarına geçer. Deneyimlerini paylaşmaya devam ederken, işgalci saldırılara karşı en ön safta yer almak için ısrar eder. Savaşın en şiddetli olduğu direniş tünellerine, Girê Cûdî alanına yönelir. Zap’ın batı bölgesinde, Şehit Delil eyalet komutanı olarak tarihi bir rol üstlenir ve görevlerini zafer ruhuyla yerine getirir.
Heval Sarya, yaşamı boyunca Kadın Özgürlük Hareketi'nde her zaman en zorlu sorumlulukları omuzlamıştır. YJA-Star Komuta Konseyi üyesi ve eyalet komutanı olarak görev yaparken, Şubat 2025'te Zap'ta görevi başında şehit düşmüştür. 26 yıllık mücadelesi; emek, fedakarlık ve büyük bir yaşam aşkıyla doludur. Bizler de Heval Sarya'nın savaşçıları olarak, onun bıraktığı mirası koruyacak, hedeflerine ulaşacak ve Önder APO'nun fiziki özgürlüğünü mutlaka gerçekleştireceğiz.


