PKK’DE KADIN HAREKETİ

Yirminci yüzyıl, dünyanın her kıtasında ulus devlet egemenliği altında sömürülen ya da emperyalist yayılmacılığın şiddetine maruz kalan halklar tarafından büyük direnişlerin ve isyanların yürütüldüğü bir süreci de ifade eder.

Dünyanın dört bucağında ezilen halklar varlığını korumak için direnişe geçerek ulusal kurtuluş mücadelesi verirler. Özgürlükleri için meşru savunma güçleri ve gerilla ordularını kurup tarihsel direnişler sergilerler.

Yirminci yüzyıl, kadınların da seslerini duyurdukları, her türlü mücadele sahasında yer aldıkları bir yüzyıldır. Kadınlar özgürlük ve bağımsızlık uğruna ölümleri göze alarak mücadele sahalarına akar.

Ulusal kurtuluş mücadelelerinin ivme kazandığı 1960 sonrası tüm dünyada halklar özgürlük talebi ile direnişlerdedir. Kürtlerin sesinin soluğunun kesildiği böylesi bir dönemde PKK, Kürt halkının meşru müdafaa hareketi olarak doğar ve kısa zamanda Kuzey Kürdistan’da halk arasında hızla kabul görür.

PKK hareketi, başta Kürdistan kadını olmak üzere tüm kadınlar açısından devrim değerindedir. PKK çıkışı ve mücadelesi ile birlikte birçok geri toplumsal değer yargısı tartışmaya açılır, sorgulanmaya başlar. Kürtler mevcut yaşamla çelişkiler yaşamaya başlar, yaşadıkları gerçeklikleri sorgularken rahatsız olmaya başlarlar ve geri toplumsal değerlerde bir parçalanma yaşanmaya başlar. Kapıdan dışarı adım atmaya cesaret edemeyen, erkeğin sözünden çıkamayan, bir bütün erkeğin emrinde olan kadın gerçekliği PKK ile parçalanmaya başlar. Bu durum, Kürt toplumunda devrim içinde devrim yapma anlamını taşır.

PKK hareketi kurulduğu andan itibaren bir kadın hareketi olma niteliğini taşır. PKK, hareket olarak dağda oluşan bir parti değildir; ilk etapta ordu olarak da oluşmaz. Gruplaşma dönemi, örgütlenme süreci ve siyasal propaganda faaliyetleri olur. Kadın açısından PKK’nin ilk kuruluş sürecinde ve ilk mücadele yıllarında bir hayli zorlanma yaşanır. Toplum tarafından kadının devrim mücadelesine katılımı ilk etapta fazla hoşgörüyle karşılanmaz. Kadına namus gözü ile bakan zihniyet Kürdistan’da da hâkim bir zihniyet olduğundan, kadının devrim yapmaya kalkışması abes bulunur. Kadınların halkı için savaşması, özgürlüğü için savaşması bir anlayış ve bilinç olarak toplum nazarında yerleşmemiştir. PKK ile devrim yürütülen kadınların amansız mücadelesi sonucunda bazı gelişmeler olur ve adım adım kadın direnişi Kürt toplumunun temel değerleri arasına girmeye başlar. Kuşkusuz Kürdistan’da gelişim çok sancılı olur. Devrim için mücadeleye katılan kadın gerçekliğinin öyle ciddi anlamda derin bir cins bilinci yoktur. Katılımlar yurtsever duygular ve sol-sosyalist yaklaşım üzerinden gelişir. İlk süreçlerde PKK henüz fazla tanınmadığından dolayı ailelerin temkinli yaklaşımları olur; mesele kız çocuğu olduğunda aile yaklaşımları erkeğe oranla daha tutucu bir yaklaşım içerisine girer; bu anlamda PKK’ye kadın katılımları ilk etapta aileler tarafından hemen benimsenmez. Bundan dolayı mücadeleye ilk katılan kadınlar düşmandan önce yoğun olarak aile baskısına maruz kalırlar. PKK zihniyet ve pratik duruşuyla tanındıkça aileler güven duymaya başlar ve toplum nazarında saygı duyulan, güvenilen ve onur duyulan kadınlar olarak anılma süreci başlar.

PKK, 1970’li yılların başından 1980 faşist cunta darbesi öncesine kadar yaklaşık 8-9 yıllık propaganda, örgütlenme, halkı bilinçlendirme gibi siyasal pratik faaliyetler yürütür. PKK’nin gelişim sürecinden büyük kitlesel güce ulaştığı tüm evrelerine kadar kadın katılımları PKK bünyesinde varlığını gösterir. 1975’te Sakine Cansız arkadaşın katılımından sonra kadın katılımlar nicel olarak artmaya başlar ve kısa bir süre içerisinde özellikle Güneybatı hattı, Dersim, Elazığ, Bingöl, Urfa, Batman, Amed, Serhat gibi Kuzey Kürdistan’ın birçok bölgesinde kadın örgütleme çalışmalarına gidilir. Grup aşaması, partileşme ve gerilla süreci olarak gelişen dönem içerisinde kadın mücadelesinin ideolojik, felsefik ve askeri temelleri atılır. 1974’ten 1980’e kadarki süreçte kadın katılımları nicel olarak sınırlı sayıdadır. İlk dönem kadın katılımları Kuzey Kürdistan’ın tüm bölgelerinden ziyade belirli bazı alanlarda gelişir. Özellikle okuyan kesim ve Maraş, Antep, Dersim, Elazığ, Bingöl, Varto çevresinden katılımlar gelişir. PKK’nin çekirdek grubu içerisinde ilk olarak Kesire Yıldırım ve Sakine Cansız yer alır. 1974 yılı ile başlayan kadın katılımları köylerde ve şehirlerde kadınların ve genç kızların bilinçlenmesi ve örgütlenmeleri hakkında çalışmalara yürütürler. Bu yıllarda köy, şehir, fabrikalar gibi kadınların çalıştığı her alanda örgütlenme faaliyetleri yürüten militan kadınlar, kadın grubu olarak adlandırılır.

Kadınlar grubu oluşumundan önce Ankara Hacettepe Üniversitesi’nde polis tarafından vurularak devrimci yaşamının baharında şehit düşürülen Nuray Erenler, devrimci bir kadın olarak ilk kadın şehidimiz olarak kabul edilir. Nuray Erenler’in şahadeti; 6 Ocak 1976’da Hacettepe Üniversitesi yurdu faşistler tarafından basılarak Şükrü Bulut adlı devrimci bir genç katledilir, ertesi gün devrimci gençler tarafından yurtta düzenlenen kitlesel cenaze törenine polis silahla müdahale eder. Protesto gösterilerinde Nuray Erenler de yerini almaktadır, polisin doğrudan üzerlerine mermi sıkmasıyla Nuray Erenler boynundan ve göğsünden yaralanır. Ağır yarasına rağmen 8 gün boyunca yaşam mücadelesi verir ve 14 Ocak 1976’da şehit düşer. Nuray Erenler aslen Dersimli olup sol gelenekten gelen Kürt bir ailenin kızıdır, Ankara Hacettepe’de Ekonomi Bölümü ikinci sınıf öğrencisi iken devrimcilikle daha yakından ilgilenir. Faşizmin zulmüne karşı durmak için cenaze töreninde yer aldığında polis tarafından kasıtlı olarak vurulur. Bu anlamda PKK özgürlük mücadelesinin ilk devrimci kadın şehidi olarak kabul edilir.

Çekirdek grup ve partileşme aşamalarında katılan kadın arkadaşlar kadın grubu olarak adlandırılırlar. Dersim, Elazığ, Maraş, Antep, Bingöl, Varto, Urfa, Serhat, Ankara gibi birçok şehirde örgütlenme ve eğitim faaliyetleri yürütürler. Özellikle Kürdistan şehirlerinde ve köylerinde, fabrika gibi çalışma alanlarında kadınların bilinçlenmesi temelinde eğitim çalışmaları ile birlikte örgütleme faaliyetlerini yürütürler. PKK’de ilk program tartışmaları yürütülürken kadın örgütlenmesi temelinde bir eğilimleri vardır. Kadın örgütlenmesi temelinde bir arayışa girerler ve Sakine Cansız arkadaş tarafından bir taslak çalışması hazırlanır. Grup aşaması ve partileşme süreci kadın grubunun halk içerisinde yoğun faaliyetler yürüttüğü süreçlerdir. Ağırlıkta örgütlenme faaliyetleri yürütürler ve bunun yanı sıra kadınlara toplantı ve eğitim çalışması gibi faaliyetlerde bulunurlar. İlk şehitlerimizden olan Türkan Derin arkadaş da bu süreçte örgütlenme çalışmalarında yer alır. 1979 yılında Önder Apo, kadın çalışmalarının geliştirilmesi açısından Sara arkadaşa "kadın üzerine araştırmalar yapması" görevini önüne sunar. Kürdistan’a açılım yapıldığı yıllarda Önder Apo, Elazığ’da 75, Bingöl’de 20 ila 30 kadın arkadaşa toplantı yapar.

1980’ler sonrası PKK’nin “Apocular” olarak halk arasında yayılmasının ardından Kürt kadınların katılımları da hızla gelişir. Bu dönemlerde özellikle Güneybatı ve Dersim hattında kadın katılımı yoğunluk kazanır.

Kadının PKK’ye katılımı ulusal kurtuluş mücadelesi üzerinden gelişir, tüm dünyada sol-sosyalist devrim hareketleri ve ulusal kurtuluş mücadelelerinin etkisi devam ederken dünyada yaşanan bu gelişmelerden kadınlar da yoğun etkilenir. Özellikle sosyalist ulusal kurtuluş hareketleri ve faşizme karşı direniş kadınlar cephesinden ilgiyle karşılanır. Kürt kadınlarının PKK öncülüğünde özgürlük mücadelesine katılımları ilk olarak bu duygu ve düşünceler üzerinden gelişir. Reel sosyalizmin yarattığı etkiyle kadının özgürlük sorununun ulusal kurtuluş mücadelesiyle çözümleneceği fikri belirginlik kazanır. PKK özgürlük mücadelesine kadın katılımların yoğunluk kazanmasıyla ve ulusal kurtuluş mücadelesinde açığa çıkan kişilik sorunlarına çözüm arayışları, kadın sorununun temel sorun olarak ele alınması ihtiyacını doğurur. Olumlu ya da olumsuz duruşların çözümlenmesi sonucu yerine yenisini yaratma eylemi, kadın özgürlük hareketinin ve ordulaşma gerçeğinin de açığa çıkmasında önemli rol oynar. Önder Apo, toplumsal sorunların temelinde kadın özgürlük sorununun yattığı ve kadın özgürlüğü kazanılmadan hiçbir toplumsal sorunun kalıcı çözüme kavuşamayacağını belirtir ve temelde kadın örgütlenme çalışmalarının gelişmesini sağlar.

1980 öncesi genel itibarıyla PKK; toplumda ulusal bilinci uyandırma ve sömürge halk gerçeğini ortaya koyma temelinde halkı eğitme, kitle örgütleme faaliyetleri temelinde çalışmalar yürütür. Temel çalışma; toplumu siyasal ve öz değerleriyle buluşturma çalışmasıdır. PKK’nin ilk grup aşamasından sonra 1976 yılından itibaren kadınlar da örgütleme ve eğitim çalışmalarında yer almaya başlar. Bir bütün olmasa da ağırlıklı olarak bu dönemde okuyan kadınlar katılır. 1980 öncesine kadar özellikle kitle örgütleme ve eğitim çalışmalarında rol oynarlar. Maraş, Antep, Dersim, Bingöl, Elazığ, Erzincan, Sivas ve Serhat bölgesinin bazı hatlarında kadınlar kitle faaliyetlerini yürütürler. Darbenin artık ayak seslerinin geldiği ve baskıların yoğunlaştığı süreçlerdir. Kadın devrimcilerin artık tümden hedef alındığı bir dönemin başlangıcıdır. Türkan Derin de diğer arkadaşları gibi böylesine ağır baskı koşulları altında çalışmalarını sürdürmeye devam eder. Türkan Derin, yoksul bir ailenin çocuğu olarak 1961 yılında Elazığ Karakoçan’da doğar. Ulusal kurtuluş mücadelesinin gelişmeye başlaması ile birlikte öğrenci gençlik arasında propaganda faaliyetleri yürütür ve çevresini ulusal kurtuluş düşüncesi ile aydınlatır. 08-07-1980 yılında ajan işbirlikçilerin düşmanla ortaklaşarak kurdukları pusuda arkadaşlarına yardım ederken şehit düşer.

Devam Edecek…