KÜRDİSTAN’DA KADIN ORDUSUNUN GELİŞİMİ

Kürdistan’da PKK ile gelişen ulusal kurtuluş mücadelesiyle Kürdistan’da ve dünyada gerçek anlamda ilk defa kadının kendisine ait bir ordusu olur.

Tarihten günümüze kadar kadınlar birçok devrim hareketlerinde, ulusal kurtuluş mücadelelerinde asker ve militan olarak yer almış olmalarına rağmen her açıdan kimliklerini temsil eden bir örgütlemeye sahip olamamışlardır. Sosyalist devrimlerde ve ülkelerde kadın taburları var olmuş fakat sistem olarak doğrudan erkeğe bağlı olacak şekilde örgütlendirilmişlerdir. Bugün günümüzde dünyanın dört bir yanında kadınlar ordularda yer alıyor olmasına rağmen görev ve yetki alanları dâhil olmak üzere tamamen erkeğin denetiminde ve onayında askerlik yapmaktadırlar. Haklarındaki tüm kararları; yetkileri, rütbeleri, düzenlenmeleri, sevk idare biçimleri ve operasyonlara katılıp katılmayacakları gibi her türlü karar mekanizması erkek tarafından belirlenmektedir. Bu açıdan kadının evdeki statüsü ve toplumdaki yeri orduda değişik biçimiyle devam etmektedir. Yine ulusal kurtuluş hareketleri ve devrimci mücadelede yer alan kadın savaşçılar da hakeza erkeğin insafında mücadele yürütmektedirler. Devrimci hareketler içerisinde mücadele yürütmeyen kadın militanlar sistem ordularından çok farklı nitelikler taşıyor olsalar da tümüyle kadının öz gücüne dayalı ve kadın eksenli bir mücadelenin varlığından söz edilemez. Kadınlar dünya genelinde özgürlük mücadelelerinde önemli düzeyde yer almalarına rağmen başat düzeyde karar gücü oldukları söylenemez. Bunun temel nedeni; mücadele yürüttükleri ideoloji ve zeminlerin doğrudan ataerkil zihniyetle yürütülüyor olmasından kaynaklanır. Bilebildiğimiz kadarıyla bugün yeryüzünde kadınların kendilerine ait silahlı ordusu olan tek yer Kürdistan coğrafyasıdır. Savaşta erkek yoldaşları ile yan yana mücadele ediyor olsalar da karargâh, komuta ve yapı örgütlemesi, savaş planlaması, eylemler, özgün birlikleri, emir-talimat, atama, görevlendirme, sevk ve idare ile bir bütün olarak özerk durumdalar. Kürt kadınları kendi özgün orduları ile bir ordu için gerekli olan tüm yönetim mekanizmalarını kadın iradesi ekseninde hayata geçirirken ulusal kurtuluş savaşında emsali olmayan bir mücadeleyle tarih yazmaktadırlar. Bu anlamda Kürdistan’da kadının ve halkın temel savunma gücü kadın ordusudur.

Yirminci yüzyıl, kapitalist bunalımın zirvelere ulaştığı ve beraberinde ulus devlet olgularının çözülmeye başladığı bir yüzyıldır. İnsanlık tarihi boyunca tüm savaşların en çok kan dökülenlerinden olan iki dünya savaşı bu yüzyılda yaşanır. Emperyalizmin yayılma amaçlı gerçekleştirdiği savaşlarla birlikte ulusların, kültürlerin, toprakların kıyımdan geçirildiği bir yüzyıl olur.

Tarih boyunca topraklarında savaşın eksilmediği ama buna rağmen binlerce yıl ayakta kalıp bugünlere kadar varlığını sürdüren Kürdistan ve Kürt halkı da bu vahşi yüzyılın kıyımından fazlasıyla pay alır. Özgürlüğü, varlığı ve yaşamı için direnişlerin bitmediği bir evreyi yaşar. Kürdistan’da varlığını korumak amacıyla ve özgürlüğü için ayağa kalkan Kürt halkının gerçekleştirdiği 28 direniş büyük vahşet ve katliamlarla sonlandırılır. Soykırım ve imha siyaseti ile Türk devletinin ‘‘Kürdistan hayali burada meftundur” sözünün hayat bulduğu bir sınırda olan Kürtler, her katliam, idam ve sürgün sonrasında bitti denilen noktada yeniden ayağa kalkarak direnişini sürdürür.

Yirminci yüzyıl Kürtler için tam anlamıyla katliam yılları olmasına rağmen, Kürt halkının adeta kendi küllerinden doğduğu bu yüzyılda, PKK hareketinin ortaya çıkmasıyla birlikte Kürt kadınlar da tarih sahnesine çıkarak ilk defa geniş yelpazede kadın örgütlülüğünü kurarak direniş ve mücadele yürütür. Kürdistan’da benzeri olmayan 29. isyanla PKK öncülüğünde yeni bir devrim süreci başlar. Kürt kadınları Kürdistan’ın her parçasında yürütülen varlık savaşında direnişte yer alarak birçok yerde adını tarihe yazdırır. PKK’nin diğer isyanlardan farklı olarak yarım asrı bulan mücadelesiyle halkın bağrından çıkarak büyümesi, her türlü saldırıya karşı koyarak kitleselleşmesi kadın mücadelesinin sonucu olarak gerçekleşir.

Kürdistan direniş tarihinde bugüne kadar gerçekleşen 28 isyan içerisinde kadınlar yer almasına rağmen öne çıkan daha çok ulusal mücadele olur. İsyanlarda temel amaç ulusal ve kültürel değerler olur. Kadın özgürlüğüne dair özel bir mücadele alanları yaratılmamıştır. Rındexan’dan tutalım Zarifelere, Leyla Qasımlara kadar süregelen bu direnişlerde kadınlar özgün bir örgütlenmeden ziyade genel ordu ve isyanlarda erkeğin yanında saf tutarlar. Fakat PKK ile birlikte kadınların ordulaşması ve silahlı mücadelede yer alması, bugüne kadar gelişen isyanlarda yer alan kadın savaşçıların mirasları üzerinden gelişmiş olsa da PKK’de kadın kendi özgünlüğü ve kimliğiyle ordu içerisinde yer alır ve daha sonra özgün ordusunu kurar. Kadın ilk kez kendi kimliğiyle, varoluşuyla, rengiyle ordu kurarak egemen zihniyetin eşitsizlik ordularına büyük bir darbe vurur. Kadın ordusu ile birlikte Kürdistan’da benzeri olmayan yeni bir çıkış ve devrim süreci başlar. Emsalsizliği kadın mücadelesinde gizlidir. Kürdistan’da Kürt kadınları ilk defa kendilerine ait bir örgütlenmeye giderek ideolojik bir yapılanma oluşturur. Hem askeri hem de siyasal politik güç olarak kadın özgünlüğünde bir mücadele başlatır. Kürdistan’da kadın ordusu ve kadın kurtuluş ideolojisi ile birlikte yeni bir devrim süreci yaşanır. Kürt kadınlarının kırk yılı bulan özgürlük mücadelesi toplumsal dönüşümde temel bir rol oynar. Kürdistan’da özellikle İslamiyetin gelişimi ile Kürt toplumunun anaerkil izleri yok olmaya başlar. Kadının yaşam sınırları alabildiğine daraltılır, yaratan, üreten, yaşamı geliştiren kadının yerine korunmaya muhtaç kadın yaratılır. Evin sınırları içine hapsedilen kadın gerçekliği yaratılır. Kürt kadınlarının gerillaya katılarak yürüttükleri özgürlük mücadelesi ile Kürdistan’da yaratılan bu toplumsal gerilemeye büyük darbe vurulur. Kürt kadınları her isyanda ve özgürlük için her ayağa kalkışta varlığını göstermiş olmasına rağmen Kürt kadınlarını geleceğe taşıyan örgütlenme ve ideolojik gelişimi sağlayamamışlardır. PKK öncülüğünde ayağa kalkan Kürt kadınları kölelik zincirlerini kırarak toplumda olağanüstü değişimleri yaratırlar. En önemli gelişmelerden birisi kadın ordusu ile birlikte Kürt kadınının kendisine olan güveni yeniden gelişir. Temel değişim zihinlerde yaşanmaya başlar ve toplumdaki temel gücün kadın olduğu düşüncesi yeniden kazanılır.

 

Devam Edecek…