Sadece 8 Mart değil, biz kadınların amacı; yılın 365 gününü sınırların dışına çıkmış ve özgür iradesini kazanmış her renkten olan kadınların günü olarak ilan edip, doğal ahlaklı güzel yaşamın yaratıcısı olan kadınlara bahşedeceğiz.
Günümüzde buna öncülük yapan Kürt kadınları misyonuna sahip olmak büyük bir onur ve yüksek enerji kaynağıdır. Orta Doğu ve özelde Kürdistan coğrafyasının kadınlarının emeğiyle, yüksek ahlaklı derin bir kültürle doğal toplum gerçekliği yaşandı. Bu kültür ve gelenekten gelen kadınlara karşı 12-15 bin yıllık kastik saldırı günümüze kadar da ağırlaşarak devam ediyor.
Özellikle de tüm dünya kadınları ve özelde Kürt kadınının üzerine atılan kara perde artık yırtılıp altından çıkılmıştır. Kaldı ki Kürt kadını; çok otoriter ve çok kaliteli, görkemli, öncülerle dolu geçmiş bir tarihe sahiptir. Fakat buna karşılık Kürt kadınına yönelik yapılan çok özel, programlı ve sistematik bir saldırı oldu ve bu saldırılar hala da devam etmektedir. Kürt toplumunu marjinalleştirip çalışan köleler konumuna getirip; kendi ajanları olarak tüm dünyada yaşayan, kapitalist sisteme maruz kalan ve buna başkaldıran özgürlükçü insanlara karşı bir silah gibi kullanmak için de önce Kürt kadınını düşürmeyi hedef aldılar. Bunun nedeniyse; doğal toplum geleneğinden gelen, öz ahlak gereği olarak kadına karşı büyük bir saygı, sevgi ve otoritesi çevresinde doğal bir şekilde halk topluluğu oluşur. Yani toplumlar kadının etrafında bir araya gelerek kimliğine, kültürlerine ve geleneklerine sahip çıkıyordu. Kadın çevresinde toplumsallığını sağlayıp, kendilerini güçlü kılan bu gücü kırıp dağıtmak için önce kadına saldırdılar. Radikal Sünni İslam dogmatizminden etkilenen Kürt ağa beylerinin kadın üzerine yaptıkları baskı, kadını tüm yaşam alanından tamamen uzaklaştırdı. Tüm baskılara rağmen Kürt kadını eski tarihi, özgür kadın gelenek ve kimliğinden asla vazgeçmedi. Bu otoriter duruşunu canı pahasına da olsa hep korudu. Din feodallerine karşı kadının özgürlük savaşı öyle çok da kolay olmadı. Son yüz yıldır Kürt isyanlarında da Kürt kadınının teslim olmayan onursal duruşu ve son kırk yıldır da YAJK'tan PAJK’a kalan büyük savaş ve özgürlükte ısrar geleneğidir.
Bizim bu düzeye gelmemizi sağlayan, tarih bilinci ve 20. yüzyılın büyük bir şekilde gelişen kadın özgürlük arayışı, öne çıkan büyük öncülerin güzel yaşam amaçları, tüm bunları fark etmemizi sağlayan Önderliğe çok şey borçluyuz ve Önderlik bizim için bütün güzelliklerin hakikatini temsil eden iradenin bir araya gelen tek bir bedende bütünleşen tarihi aşk ve yüksek onur ahlakını temsil etmektedir. Bizi ölüm mezarından çıkarıp bilinç ve özgür yaşam arayışına çıkmamızı sağlayıp bu uğurda büyük savaşmamıza eşsiz desteğini sağladığı için biz tüm dünya kadınları bu konuda kadın yoldaşı olan Önderliğe çok fazla şey borçluyuz.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü, kadınların evrensel direnişlerinin ve büyük emek sahibi olan tüm kadınların büyük bir mirasıdır. Rosa Luxemburg, Clara Zetkin, Leyla Qasım ve bizim özgürlük hareketimizde büyük bir iradeyle kadın onuru ve özgürlük için binlerce kadın yoldaşımız büyük bir fedailikle kimliğine sahip çıkarak, kadın kurtuluş savaşını çok radikal bir şekilde tüm dünyaya duyurdu. PAJK ve YJA-STAR ordu ve ideolojik gücümüz; ezilen, her türlü saldırıya uğrayan tüm dünya kadınlarına bir armağandı ve bu felsefeyle kadın üzerindeki tüm saldırıları bertaraf etmek için faşist ve kastik erkek zihniyetine karşı her türlü mücadelesini yürütmüştür. Özgürlük hareketimizin en büyük emek sahibi olan kavganın kadını Heval Sara, askeri komuta olan Heval Azime, halk isyan öncüsü olan Heval Berivan ve binlerce şehidimizi hiç unutmayacağız. Onlar kadın özgürlüğü için çok büyük emek sahibidirler. Bu hareketin kurucusu olan Önderliğimiz bile, ‘Siz kadınlar kendi özgürlüğünüz için bile olsa bana dayanmayacak ve kendi örgüt, kurum ve kuruluşlarınızı kurarak, kesinlikle erkeklere dayanmadan kendi gücünüzle kendinizi güçlendirip öz zeminlerinize dayanarak özgürlüğünüzü esas alacaksınız,’ demiştir.
Her gün dünyanın her yerinde binlerce kadın katledilip taciz, tecavüz, her türlü saldırı ve haksızlığa uğrayarak kendi öz haklarını dahi savunup hesap soracak bir kurum ya da kuruluş bile bulamıyorlar çünkü bu kapitalist sistemin yaratıcısı kastik erkek zihniyetidir ve failler de aynı zihniyettir. Kadınlar dünyanın her yerinde güç birliği yaparak bu sistem çarkını durdurup toplumsal ahlakın oturtulması için öncülük yapmalıdır. Önderlik "21. yüzyıl kadın özgürlük yılı olacak" dedi, biz de bu iddia ile yeni yüzyılı kadın öncülük ve özgürlüğünü kesinlikle sağlama yılı olarak kucaklayacağız. Bir kadın olarak dünya kadınlarının özgürlük çalışmalarına nefessiz ve soluk soluğa giriştik ve şimdi bunun savaşını veriyoruz. Biz mücadeleci olan dünya kadınlarından büyük ilham alarak bu radikal savaşa başladık ve Orta Doğu kadını da dahil tüm dünya kadınlarının büyük kitlesini de yanımızda gördük.
Özgürlük ne Avrupa’nın serbest yaşam tarzıdır ne de Orta Doğu’ya hâkim olan katı din feodalizmi ve dogmatizmidir. Bin yıllardır yapılan kadın inkârı ve kadın üzerindeki tasarruflar kadına yaşam alanı bırakmamıştır, kadın tamamen metalaştırılmıştır. Evin süslü avizesi ya da erkeğin yenilmiş, tükenmiş kişiliğinin kamuflaj aracı olarak güç hâkimiyetini sağlayacağı her türlü saldırıyı yaparak kendisini evin hâkimi ve kralı ilan edip batmış tarih ve kişiliğini ters yüzünü gösterip kadını teslim alarak zafer narları atıp kendine moral kaynağı olarak kullanır. Bugün İran ve Rojhilat’ta kadınların destansı özgürlük direnişinde ısrar eden kadınların egemen erkek zihniyetine karşı büyük öfkeleri, Önderliğin kadın özgürlük bilinciyle buluşmasıyla ve "JİN JİYAN AZADÎ" şiarıyla gelişen devasa isyanlar ve direnişin bedeli binlerce şehit verilmesine rağmen kadınların özgürlükteki ısrarı kesinlikle özgürlüğün temel taşı olmuş ve artık egemen erkek zihniyetinin de buna karşı ayakta duramaz bir düzeye getirmiştir.
Biz kadınların kesinlikle hiçbir şekilde unutmamamız ve bir an bile aklımızdan çıkarmadan hep bunu bilmemiz gerekir: Kadınlar özgür yaşamın temel kurucusu ve savunucusudur. Özgürlük kadın için her şeyden çok daha önemlidir. Atılan her adım, yapılan her iş ve görev kadın özgürlüğüne hizmet etmeli. Bu uğurda yapılacak her iş kutsal bir görevdir ve bu temelde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü tüm devrimci kadınlar başta olmak üzere tüm annelere ve dünya kadınlarına kutluyoruz.
ŞEHİD BERİTAN AKADEMİSİ ŞEHİD EMİNE ERCİYES DEVRESİ


