Özgür bir yaşam arzusuyla mücadele gününde tüm kadınları ve anneleri tebrik ediyorum. Önder APO, 8 Mart kutlamasını bir haksızlık ve eksiklik olarak görüp sadece kadınlara özel bir gün olarak kabul etmese de; Önder APO'nun yıllarca süren çalışmaları sonucunda tüm zamanlar kadınların zamanı olmuş ve bu süreç, kadın kahramanlığının çağı olarak tanımlanmıştır.

Dünya savaşı bir kez daha Kürdistan'ı merkezine aldı ve bu çok derin bir savaş haline geldi. Bu savaşta birçok güç yer alsa da, esasen ideolojik kimlik cephesi olarak ele alınırsa daha anlamlı olacaktır. Elbette bu da özünde Önder APO paradigmasına karşı bir savaştır.

Kadın Mücadelesi ve Toplumsal Kurtuluş

Kadın Kahramanlığı Dönemi'nde, özgür bir kadının felsefesi ve standardı yaratılmış; bu, demokratik bir ulus tarafından özgür bir kadının kimliği olarak belirlenmiştir. Buna karşılık, kadınlar söz konusu olduğunda, toplumun genel sorununu çözmek mücadelenin özüdür. Bahsettiğimiz özgür model Batı Kürdistan'da kurulmuştur; bu sisteme karşı her türlü saldırı geliştirilmekte ve bu saldırılar aynı zamanda demokratik hayata da yöneliktir. 1998'de Önder APO da kadınların özgürleşmesi ideolojisini bir temel ilke olarak ilan etmiştir. O zaman Önder APO, kadınlara yönelik saldırılardan ve meydana gelecek krizlerden de bahsetmiş; toplumun kurtuluşunu kadınların kurtuluşuyla tanımlamıştır.

Hegemonik güçler, kadınları ezerek toplumu boyunduruk altına alabilir, kadınları ezerek kendi ömürlerini uzatabilirler. Bu; hem kadınların öncülerine ve kadın çağına, hem de bu bilinç üzerine örgütlenen insanlara karşı bir intikamdır; aynı zamanda bir dünya savaşının ortasında kendi sistemlerini dayatmaktır. Bu boşluğu doldurmak için, kendilerini kanıtlamış kadınlar gereklidir. Varlıkları ve değerleri ancak öz savunma yoluyla bir koruma kalkanı olarak elde edilebilir. Kadın davası başarı standartlarını belirlemiştir, bu yüzden artık kimsenin kurbanı olmayacağız.

Şafak Aryen