Savaş cenderesinden kadınlara; kadın mücadelemizin toplumu, devletin erkek zihniyetini, tüm geri geleneksel baskıları, talanları ve güçleri yeniden doğru yaşanması gerektiğine dikkat çeken, mücadeleyle elde edilmiş bir kadın tarihimiz var.
Verilen mücadelede Önder Apo, her zaman kadına verdiği misyonla; büyük direniş, fedakârlık ve büyük bir azimle bu mücadele insanlığı yarattı. Devletin, küçük burjuvanın kadına biçtiği konumunu altüst etti. Kadını salt bir obje, reklam aracı gören bir sisteme karşı; etik, estetikle kadına yeni bir yaşam penceresinden bakmamıza umut ışığı olan Önder Apo’yla tanışmış olduk. Tanrıçalaşan şehitlerimizle güzelleşmeyi ve savaşmayı önümüze koymuştur. "Çirkin kadın yok, güzelleştirilmesi gereken kadın var" demesi; bugün var olan gerçekliği, yani ana kadın kültürünü PAJK ve YJA STAR gücünde somutlaştırmaktadır.
Sözüm ona ünlü filozofların, felsefecilerin yaratmak istediği yaşamda kadını arka plana attığı; İslam adı altında kadını eve kapatan inanç kurbanları; baba, kardeş, koca şahsında yok olmaya ve her zaman arka planda bırakılan, kendini tanımadan başkalarının olmaya zorlanan kadınlardık. Yok olmaya yüz tutmuş bir varlığı "xwebûn" olmayı yeniden bilinçlendiren Önder Apo’yla buluştuk. İnsan özelinde de biz kadınlar olarak özgür iradeyi Apocu harekete katılarak Önderlik ve büyük değerler sayesinde kazandık. Kazanımımız bu büyük değer, bedel ve hatıralarla örülü. Biz örgütlü, iradeli kadınlar, yaratılan değerlerle kadın ve İŞTAR kenti olan bu dağlarda yeniden taht kurduk. Bu mücadele tarihimiz, sonu gelmeyen bir romana ulaştı diyebiliriz.
Önder Apo, kadın köleliğine darbe olarak kadına verilmesi gereken benliğini ana tanrıça kültürüyle yeni doğan bir bebek gibi tüm kadınlara özgür iradeyi armağan ederek varlığımızın Rönesans'ı olmuştur. Amacımız başkalarının olmak değil, kendin olmakla özdeştir bilinciyle tanrıça olabilmekti. Erkek egemen ve tecavüzcü zihniyetine karşı direnen ve özgürleşen bizler, savaşarak kendini buldu ve kendisiyle de toplumu yarattı. Bu kazanımlarımızla Önder Apo’nun felsefesi ve parti değerleriyle yüreği ve düşüncesi bir olup güzel olanı açığa çıkartarak insanlığa bir yaşam sunulmuş oldu. Kadın hareketimiz; Önder Apo’nun yaratmak istediği doğru yaşamı, şehitlerimizin şahsında bizlere yol yoldaş kıldı.
Önder Apo’nun "Düşmanı esasta kadın özgürlüğüyle vuruyoruz" belirlemesiyle; düşman fiziki yok etmek istediği kadına kilitlenirken Önder Apo, kadının nasıl yaşanılması gerektiğine dikkat çekerek katil, kasti zihniyete karşı; savaşarak güzelleşen Ş. Beritan şahsında bilinçlenen kadının esir alınamayacağının farkına vardırdı. Bilinçlenen kadın, yok olan düşman; iradeleşen kadın, faşist zihniyete savaş açan; toprağını, toplumunu, ahlaki ilkelerini koruyan konumunda "JIN JIYAN AZADÎ" sloganıyla yer gök inliyor. Bunların yaratıcısı başta Önder Apo olmakla beraber; Sakine Cansız’ın "Hep kavgaydı yaşamım" belirlemesiyle Rojava direnişini ortaya çıkarttı. Büyük bedellerle zindan direnişinde cesaret ve sadeliğiyle düşmanın gözüne bakan Sara yoldaş, bugün bizim için bir öğreten, kazandıran, savaştıran ve yaşam başarısıyla bize de nasıl başarmamıza yön vererek emsalsiz bir zaferi öğretti.
Şehitlerimizin bıraktıkları mirasları yolunda doğru mücadeleyle kadın olmak; akan bir derya gibi, azgınlaşan sisteme karşı hep mücadele eden topluluğuyuz. Yaşanan büyük kazanımlar, Ş. Mizgin’in stranlarında coşku, ağıt, toprağına sevdalı kadını yarattı. Biz Apoculuk felsefesinde şehadet ve direnişin her anında güçlü çıkışların ardıllarıyız. Önder Apo’nun "Benim kadınla buluşmam tanrısal boyuttadır" belirlemesi; yaşanan savaş, gelinen mücadele, hiçbir tereddüt yaşamadan düşmanın üzerine açlıkla, susuzlukla yürüyen, kimyasal bombardımanlara başkaldıran bir direnişin ifadesi, kahramanlık döneminin zirveleşmesidir.
Her gün düşmanın tüm teknik saldırıları ve özel savaş politikalarına karşı Ş. Asya’nın duruşu; biz kadınlara doğru yoldaşlığı, doğru aşkın Önder Apo’yla bir olmanın efsunuydu. Kararlı duruşu, düşmanı gafil avlayan taktikle işte Apoculuğun sembolüydü. Kadın kendini tanıdıkça ortaya çıkan direnişler; dokunulmaz kişiliği yani zaman mekân fark etmeksizin mücadele azmini doruklara taşırandır. Derya olup volkanlaşan bir savaş gerçekliği içinde bir kıvılcımla şahsımızda yaratmak istediğimiz Zilan olmak, yani canımdan ötesini halkıma, Önder Apo felsefesine yatırmakla özdeştir. Semaca yaşamak; gökyüzünde iki güneşin anlamsız olduğunu, kişiliğimizde sadeliği, ahlaklı yaşamı şart kılan bir emir, miras olarak bizlere öncü oldu. Yaşanması gereken doğru insanı ancak kadın özgürlüğünde kendini adamakla halkın yolu olabiliriz. Yol almak doğru yaşamla özdeştir. Gelişeni seven, sevdiğini yücelten bir Önderlik gerçekliğiyle büyüyoruz.
Kadın hareketi olarak mücadele gücümüzün doruklarını doğru yoldaşlık temelinde yaşanan bu büyük savaş gerçekliği gösterdi ki; elimizdeki son lokmayı parça parça maneviyatla yoğuran bir geçmişimiz, geleceğimiz var. Biz aşkı yaşamımızda şehit yoldaşlarımızdan öğrendik. Öğrendiğimiz her türlü direnişin sembolünü yaşayan binlerce tanrıçaların yolunda tanrıçalaşmaya ileriye götüren, yüzleri aşan kadın gerillanın göstermiş olduğu duruş Ş. Zilan’ın ifadesi oluyor. Kutsal mekânlardan metropollere kadar her türlü direnişin rengi; koşulsuz seven, savaşan, her anda kendini adayan bir gerçeklikle yüzleşti. Kadın özgürlük mücadelesi, savaş tünellerinde her türlü direnişle zafere ulaşan genç kadın kişiliği, eşi benzeri olmayan bir yaşam mücadelesiyle yeni bir toplumu yarattı.
Sonu gelmeyen romanda; romana, mitolojiye konu olan destansı direnişlerin koruyucusu Önder Apo’nun başlattığı sürecin takipçileri olarak özgürlük yürüyüşünde kadının rengi, sesi, eylemi doruklara taşıyacaktır bu dönemi. Yok etmeye dayalı savaşta, yılların geliştirdiği tecrübeyle tarzda, inançta yeni taktikleri, başarıyı kazanmış bir birikimi ortaya çıkarmış. Bu mücadelenin gösterdiği yol, bu yolda yürümenin tutarlı kararlılığını göstermiştir. Bunu diyebiliriz ki ana tanrıçaların gerçek savunucusu anbean kendini tekrarlamayan, efsunlu anlamlar işlenmiş fedakâr emeklerle eşsiz güzellikler yaşandı. Asya ve Rojger arkadaşların bize eylem güzelliğini öğreten kararlılığı, ısrarı ve bütünleşen bir yüreği, hedefe ulaşma ısrarı; parlayan gözlerin ışığında yaratılan aydınlığın yolunda ilerleyen görkemli, müthiş savaşmanın ölçüleri; Önder Apo’nun felsefesinde savunucu fedailer, yüreğini ortaya koyan Zilanlar, Semalar ve Beselerle her zaman ve mekânda vardık.
Dilan Hogir Gabar


