Eğer bunu yapar ve başarırsak, o zaman Önderlik gerçeğinde neden böyle bir ideoloji, felsefe ile hareket ediyorum, parti içinde ideolojik - örgütsel mücadeleyi neden bu kadar güçlü ve derin veriyorum anlaşılır.

Kürt kadının sadece Kürdistan’da değil, Türkiye, Ortadoğu ve Rojava devrimiyle beraber dünya genelinde yarattığı gelişme ve etkiler nelerdir, bu görülmektedir. Kadının özgürleşmesi ve iradeleşmesi noktasında Kürdistan kadın özgürlük hareketinin öncülüğünü yapan Kürt kadını bölge ve dünya kadınlarının da öncülüğünü yapmaktadır. Kadın özgürlüğü noktasında gelinen düzey ve özgürlük ölçüleri başta Kürdistan olmak üzere Ortadoğu ve dünyada büyük bir etkide bulunmuştur ve bu etki kadının toplumsal ve siyasal mücadeleye daha aktif katılımını sağlamıştır. Bu durum siyasi sistemi, toplumsal ilişkileri, varolan toplumsal sistemleri altüst etmiştir. Bundan sonra da bu durum daha da gelişerek ve derinleşerek devam edecektir.

Gelinen aşamada PAJK dünyanın ilgisini çekmektedir. Ben günlük olarak bu konu üzerine yoğunlaşmaktayım.. Dağdaki kadınlar, Rojava’daki kadınlar bunu bilmelidirler ki ben kadın devrimi için mücadele etmekteyim. Toplumsal sorunlar, kollektif sorunlardır. Bundan kaynaklı etik-estetiği önerdim. Kadının güzelliğini estetik olarak belirttim. Estetik konusunda ‘’ben, benim’’ diyeceksiniz. Kendinizin olacaksınız. Ölçülerinizi nasıl buluyorsunuz? Bizim kültürümüzde kadına ‘’sen meta olacaksın’’ diye yaklaşılıyor. Buna karşı direniş geliştiğinde ise kadın öldürülüyor. PAJK tüm sorunlara cevap olmak zorunda. Kadın, etik estetik anlayışı noktasında yoğunlaşmalıdır. Moralinizi bozmadan ortaklaşmalı  akademilerde kendinizi geliştirmelisiniz.

Kadın  arkadaşların yaklaşımı bu konuda fazla abartılıdır. Sanki devrim olmuş gibi konuşuyor, yazıyorlar. Korkarım, bu yaklaşım kendini kandırmaya götürsün. Daha o düzeye ulaşmamışlar. Karşılarına bir feodal çıkarsa aynı anda pek çoğunu denetimi altına alır. Kadın devrimde kararlı olanlara sormak lazım: özgür bir erkek açığa çıkardın mı ya da açığa çıkarabilecek misin? Eğer böyle bir erkek yaratamıyorsanız o zaman kadın devrimi iddianız hikayedir.

Ben boşuna 21. Yy kadın yüzyılı olacak demedim. Kadını değiştirmek yeterli değildir, erkeğinde dönüşüm sorunları ele alınmalıdır. Partilerinize erkekleri de üye olarak alabilirsiniz ama ölçü olmalıdır, ölçüleri de kendiniz koymalısınız. Öz savunmaya dayalı meşru savunma güçleriniz olmalıdır. Bunun için üç temel çalışma öneriyorum; birincisi kadın tarihi, ikincisi kadın devrimi yani özgürlük, üçüncüsü kadının toplumsal sözleşmesi.

Kadın olgusuna derinlikli yaklaşıldığında, kadınlık biyolojik bir gerçeklik olmanın ötesinde yapısal, sınıfsal, ulusal bir olgu olduğu görülecektir. Ama en köle halk, sınıf ve yapısallıktır. Hiçbir yapısallık, sınıf yada ulus, kadınlık kadar sistematik köleliğe maruz kalmamıştır, bu bilinmelidir. Biz hep diyoruz; yaşam da kadınlar kendi olmaktan çıktıklarında toplumun yıkılması ve dağılması da başlar. Bu gerçeklik çözümlenmeden, özgürlük yoluna girilmeden; devrim, devrimci parti, öncü, militan dediğimiz öğeler rolünü oynayamaz. Kadın özgürlükçü olunmalıdır. Kadına biçim verilmesini ahlaksızca bulmaktayım. Kadın sadece ve sadece kendine ait olmalıdır. Kadın bilmelidir ki sahipsizdir, tek sahibi kendisidir. Kadına ‘’kendi olmak’’ gereklidir. ‘’kendi olma’’nın kendisi bir doğumdur. Özgür kadın bir güneş gibi doğmaktadır. Kadın ve yaşam kelimeleri çok anlamlıdır. Kadınlar güçlü ve kararlı olmalıdır. Kadınlar bana bağlıdır. O kadar bağlanmayın. Kadın bana %100 bağlı olmamalıdır. Kadının kendisi değerli bir varoluştur. Bu yüzden kadın ve yaşam kelimeleri anlamlıdır. Siz kadın-yaşam-özgürlük sihirli formulünü öğretmeli ve temsilciliğini devam ettirmelisiniz.

Savaşta zaferi, yaşamda özgürlüğü yaratmak için büyük çaba haracadığımızda, kadın örgütümüzün rolünü ön plana çıkarmaya; savaş kadar özgür yaşamı da geliştirmek için çözümleme düzeyimizi güçlendirme ve içselleştirmeye ağırlık verdik. Başarının geliştirilmesinin buna bağlı olduğunu düşünüyoruz.

Özgür yaşamak yalnızca birey ya da cins olarak kendinle uğraşmak değildir. Özgür yaşam kadın için de erkek için de teorik bir sorundur. Mesela eğer dağda iseniz, yurtseverlik silahla bağlantılıdır; örgütsel, ideolojik silahla. Sistem bu özgür yaşamı yutmak, bitirmek istemektedir. Bu konuda yapılması gereken derinlikli ve dikkatli bir şekilde yaşama yaklaşmak, hazırlıklar ve eğitimlerle herkesi savaşabilir düzeye getirmektir. Yapılan çözümlemelere kulak vermeyenler, kendini geliştirmeyenler nereye gittiler, kendilerini nasıl mahfettiler, iyi bilinmelidir. Eğer siz de yüzeysel kaldım, derinlikli kavrayamadım deyip kendinizi yüzeysel bırakırsanız kaybeder, kaybettirirsiniz. Devrimin ve özgürlüğün zorluğu gerçekliğine karşı çıkarsanız kaybedersiniz. Militan düzeyinde artık bu yerine getirilmelidir. Tüm ilişkileriniz açık, bilinçli ve özgürlüğün hizmetinde sizi yüceltmelidir. Bu sevme olayı ve duygu boyutunda da sizinle bir olmalıdır. Özellikle genç, cahil, köle kadınları değiştirmek mecburidir. Onlar özgürlükle tanıştırılmalıdır. Bu da erkekten, erkek yönetimden çok özgür kadın savaşçılarının görevidir. Amaçta büyüyen kişi kesinlikle bunun arayışlarını ve yöntemlerini de bulur. Eğer bu konuda zayıfsanız, bilin ki amaca dönük yoğunlaşmanız zayıftır, sözde amaca bağlısınız. Her şey çok açıktır.

Bazı kavramları açayım. Bilin ki, sorular sorabilesiniz. Eskiden çok hayal kırıklığı yaşamışsınız. Artık ‘’daha fazlasını yapamam’’ şeklindeki bitirilmişliğe, daralmalara fırsat vermeyin-ki bunun küçük burjuva toplumsal yapılanması ile ilişkisi vardır. Devrim için ayağa kalkan hep genç kalır, canlıdır, amaç ve araç üretir.

Özgürlük ‘’nasıl yaşamalı’’ sorusunu sormakla başlar. Siz hem bu soruyu sormayacaksınız, hem de ben yaşıyorum diyeceksiniz. Bu ilginç bir çelişkidir ve üzerinde durulmalıdır. Bence kişiliğinizde yaşanan temel sorun siz ‘’nasıl yaşamalı’’ sorusunu kendinize sormuyorsunuz ya da sorduğunuzda bile yanıtını vermiyorsunuz, sistemsel, geleneksel yaşıyorsunuz. Siz farklı şekillerde yaşamınızı örmüşsünüz üstüne bir de bunun devrimci şeklini istiyorsunuz. Yani siz hem saplantılı bir yaşam sürüyorsunuz hem de devrimi istiyorsunuz, bu bir çelişkidir! Özellikle yeni arkadaşlar için söylüyorum yaşamınızı gözden geçirin. Eğer doğru ise eski yaşamınızı yaşayın, yanlışsa düzeltin. ‘’Nasıl yaşamalı’’ sorusunu ben de her gün kendime soruyorum. Eğer siz böyle bir soru sormazsanız kendinize, yaşamınızın doğru olduğunu iddia edemezsiniz.

Eğer içinizden güçlü özgürlük öncüleri çıkmazsa, kendinizi yaratamazsınız. Özgür kadın tipini yaratın. İlkeli olmak kadar, açık bir pratiğin de sahibi olun. Eğer gelişmezseniz yaşamınızın anlamı da olmaz. Özgür Önderlik yaratma çabanız nerede kaldı?

Amaçta büyüyen kişi, onun yol yöntem ve araçlarına ulaşmayı da bilir. Güçlü kadın örgütlülüğü, güçlenen kadındır, güçlenen savaştır. Erkek bu yüzden güçlenmiştir. Bu sabır gerektirir, geleneksellikten uzaklaşmayı gerektirir. Bu eski ahlaki değerlerden uzak durmayı gerektirir. Bu bizim partimizin tarzıdır, savaş sadece silah kullanmak değildir. Gerekirse kendimizle de mücadele eder bunu ispatlarız. Üzerimize düşen görev budur.

Unutmayın bize asıl kaybettiren, o kadar direnmemize, tarihi çabalarımıza rağmen geri toplumsal bağlardır, tolumsal çaresizliktir. Bu böyle olduğu sürece, incir çekirdeğini bile doldurmayan gerekçelerle yaklaşırsanız, bu gelişmemenize ve ucuz kaybetmenize neden olur. Biz bunu aştık, kadronun partileşmesi noktasında bir düzey yakalamış bulunmaktayız. En büyük güç kaynağımız budur. Nasılını size söylemiyorum. En yeniden en eskiye, en yüksek rütbelisinden en düşüğüne kadar bütün savaşçı yapımız özelde komutamız gelinen çözümleme düzeyine anlam vermeli ve üzerlerine düşeni büyük bir dönüşümle yerine getirmelidirler. Yaşama ve zafere ihtiyacınız var.  Bunun sırlarını, eğitimini veriyoruz size.